Nasıl Bir Dünya?

Yazarlarımız

Hangi Konularda Yazdık?

Kim Ne Yazdı?

Sayfalar

5 Ekim 2010 Salı

İTİRAZIM VAR!


Her biri zamanında aynı kaygı ve endişeli dönemleri geçirmiş olmasına rağmen, umarsızca yeni doğum yapmış anne ile bebeğinin arasına girmeye çalışan, lohusa sözlüğünde kabusla aynı anlamı taşıyan "sütün mü yetmiyor yoksa?" sorusunu hoyratça kullanan hem cinslerime,


Bu rahatsız edici söz ve davranışlardan annenin kendini ve sütünü koruması için gereken eğitimin hamileyken veya doğumdan hemen sonra verilmiyor olmasına,


Çalışanını kendisiyle aynı temel haklara sahip bir insan gibi görmeyi beceremeyen, kendisinin evladı varsa varlığını unutmuş, yoksa kendisinin bir zamanlar annesinden süt emen bir evlat olduğunu unutmuş, patron şahsiyetlerine ya da bu ruhsuz kurumsal dünyanın üst düzey piyonlarına,


Birşeyleri değiştirmek için elinde gereğinden fazla güç olmasına rağmen kendi çıkarları uğruna insan emeği sömürücülüğünün ve kapitalist sistemin dalkavukluğundan başka birşey yapmayan devlete,


Dünya Sağlık Örgütü sağlıklı bir bebek yetiştirmenin yöntemini "İlk 6 ay sadece anne sütü" diyerek vurgularken, ve Dünya Sağlık Örgütünü benimseyen ülkemizde "ilk altı ay sadece anne sütü" kampanyaları yapılmasına rağmen sadece 4 aylık izin hakkı vererek "sen sağlıklı bir bebek yetiştiremezsin" dermişçesine bu hakkın layığıyla çalışan annelere de verilmemesine,


Fransa gibi bir ülkede her kadının emzirme hakları özenle kendisine teslim edilmesine rağmen estetik kaygılardan dolayı dünyada en az emziren anne nüfuslu ülke olması, Türk annelerinin Fransız annelerinin aksine anaç kültürlerinden dolayı emzirmeye daha yatkın olmalarına karşın haklarının kendilerine teslim edilmemiş olmasına,


Toplum içinde bir zamanlar kendisi de aynı zorlukları çekmiş olmasına rağmen ya da çek(e)mediyse sorumlusunu kendi hayatında aramak yerine rahatsız edici bakışlarla annelerin emzirme özgürlüğünü kısıtlayan kadınlara,


Yine aynen toplum içerisinde kendi eşi ya da annesinin aynı zorlukları yaşamış olmasına rağmen, dünyaya uyum sağlamaya çalışan küçücük bir yavrunun kendini en çok iyi hissetiği yeri cinsel bir obje gibi gören erkek gözlerine


İTİRAZIM VAR!

7 yorum:

anne kaleminden dedi ki...

damla benim de itirazım var, ellerine sağlık...

5 Ekim 2010 14:53
sirâr dedi ki...

Harikasın Damla! Sokakta bağırmak istedim inan itirazımız var diye diye.. Bir yürüyüş falan mı düzenlesek? Ne güzel toparlamışsın her yönüyle konuyu. Kalemine kuvvet!..

5 Ekim 2010 20:35
gutguturuna dedi ki...

duygularıma tercüman oldun...ben de doğum yaptığımın 20. günü atamam yapıldı..aday memur olduğum için ücretsiz doğum izni hakkım verilmedi..bebeğim 2 aylıkken çalışmak zorunda bırakıldım...bebeğim de ben de birbirimize doyamadık...İTİRAZIM VAR..eğer iznin olursa senin yazını bende kopyalayıp paylaşmak istiyorum...ellerine sağlık..

5 Ekim 2010 21:30
birdamlacıkyağmur dedi ki...

Nihan,
Teşekkür ederim canım.

Sirar,
Yürüyüş çok iyi fikir. 'Ağlamayana meme yok!'
Bu sözün yerine bu kadar cuk oturduğu görülmemiştir herhalde :)

gutguturuna,
Yaşamak zorunda kaldıklarına çok üzüldüm.
İzin ne demek, mutlu olurum.
Sesimiz ne kadar uzağa giderse o kadar çok kişiyi düşündürür.

5 Ekim 2010 22:58
burcu.. dedi ki...

harikasın, ne denir ki..

7 Ekim 2010 09:55
gullesu dedi ki...

bebeğim daha 2 aylık olmadan başlıycam işe veeee BENİMDE İTİRAZIM ARRRR HEMDE ÇOKKKKK

8 Ekim 2010 23:39
birdamlacıkyağmur dedi ki...

Teşekkür ederim Burcu:)

gullesu,
Umarım o zaman gelene kadar bir şeyler değişmiş olur.

9 Ekim 2010 11:41