Nasıl Bir Dünya?

Yazarlarımız

Hangi Konularda Yazdık?

Kim Ne Yazdı?

Sayfalar

6 Nisan 2010 Salı

En zor günüm


Çok başlayıp, çok sildim bu yazıyı. Bu kaçıncı başlayışım bilmiyorum.

Bazı şeyleri anlatması çok zor. Anlatıp, anlatmamaya karar vermesi de.

Benim en zor günüm, doğumun ertesi günüydü.

Geceleri sol ayağıma giren bir kaç kramp dışında hamileliğim çok iyi geçti benim. Mide bulantılarım hiç olmadı, aşermelerim de.

Normal doğum istiyordum ve doktorumda bu isteğimi destekliyordu. Nihayet haftamızı tamamlayınca doktorum “hadi artık, alalım Tibet’i” dedi. Şaşırdım tabii, normal doğum değil miydi? “lavman yapınca, normal doğum başlar zaten, sen yarın akşam gel.” dedi. Doktorun bildiği vardır ne de olsa diyerek ertesi akşam yerleştik hastaneye.

Uzun lafın kısası, lavman beklenen sancıları getirmedi, uzun bekleyişler sonucu öğlen sıraları doktorum “daha fazla beklemiyelim, suni sancı verelim” dedi ve doğum başlamış oldu. Çok ama çok zor oldu benim için... Normal olmayan bir normal doğum olduğu için belki... belki de yaşanması gereken bu olduğu için.

Zaman herşeyin ilacıdır diye boşuna demiyorlar. Doğum sırasında yaşadığım acıyı unuttum bile ama bazı şeylerin acısını zaman dahi dindiremiyor ne yazık ki. Doğumun ertesi günü oğlumun doğum sırasında kolunun sinirlerinin zedelendiğini ve kullanamadığını öğrendiğim anın acısını hiç unutmuyorum.

Saniyeler içinde aklımdan geçenleri de. Onun büyüdüğü zaman bu durumdan nasıl etkileneceğini düşündüm mesela. Bununla yaşayıp, yaşayamacağını. Normal doğum diye diretmemin sonucunun bu olabileceğini neden hesaplamadığımı. Bu yüzden beni suçlarsa ne kadar haklı olacağını, doktorumun sancı gelmeyince neden sezeryana yönelmediğini ve bunlardan daha fazlasını.

Gerçek anlamda hayatımın en zor günüydü, bunu öğrendiğim gün...

Sonrasında fizik tedavileri, doktor kontrolleri, evde alıştırmalarla geçti 1,5 - 2 senemiz.

Tibet 2 yaşını doldurduğunda doktoru “Artık gelmenize gerek yok. Tibet’in azmini tebrik ediyorum ve sizin çabalarınızı da. Bundan sonra dilerseniz beni arada bir ziyaret edersiniz o kadar.” dedi. O gün de en mutlu günümdür herhalde :)

Tibet’in durumunu bilmeyen biri için mükemmel bir düzelme söz konusu. 3 yaşından itibaren biraz yüzme ya da cimnastik kalan küçücük hasar için yetecek ve bu hikaye de böylece mutlu sonla bitecek...

Darısı böyle sorunlar yaşayanların başına...

13 yorum:

Hilal dedi ki...

sonu iyi bitmiş şükür ki. ilk başta üzülürken sonrasında sevindim, çok sevindim

6 Nisan 2010 11:11
Müge kızın annesi dedi ki...

zor bi başlangıç ama mutlu son bu tecrübeyi paşlaşman çok güzel kalemine sağlık

6 Nisan 2010 11:14
Little miss sunshine! dedi ki...

Cok azimli ve cok duyarli bir annesin sibelcim. Tabii Tibet de tuttugunu koparan, guclu bir cocuk oldu. zor anlarin ustesinden gelecege donuk niyetlerinle geldin. Tibet'in yuzu hep gulsun, seninkini de guldursun.

6 Nisan 2010 11:48
Tuğra'nın Annesi Emine dedi ki...

Sibelcim bilmiyordum bunu.Çok üzüldüm okumaya başladığımda ama yazının sonunu görünce çok sevindim gerçekten.Daha da iyi olmasını dilerim,çok geçmiş olsun.
Birçok şeyin sonunu hiç düşünmüyoruz aslında, yaşadıktan sonrada keşkeleri ekliyoruz hayatımıza.Bir şeye karar verirken bizi nelerin beklediğini düşünmek gerek gerçekten.Bunu paylaşman da ne iyi olmuş.Bebeğinin kilosu 4.700gr olup ta hala doktoruna normal doğum diye direten kişilere de örnek olsun bu yazın..!!!!
Öpüyorum.

6 Nisan 2010 11:54
Bahar ve kızısı Yağmur dedi ki...

Sibel nasıl sevindim şimdi iyi olmasına :) çok şükür.

6 Nisan 2010 14:15
burcu.. dedi ki...

Geçmiş olsun, çok şükür de geçmiş zaten.
Normal doğum desteklenmeli derken bazı doktorlar bu desteği fazla mı abartıyor diye sormamak da imkansız.

6 Nisan 2010 15:01
Burcu dedi ki...

şimdi herşeyin yolunda olmasına çok sevindim

6 Nisan 2010 16:00
sude naz'ın annesi dedi ki...

CANIM BENİM,
NASILDA AYNI ŞEYLER..
GÜN GEÇER ,OLMADI SUNNİ SANCI PEŞİNE; O HALA HATIRLAMAK İSTEMEDİĞİM DAKİKALAR..
HELEKİ DR ODAYA GİRİPDE KIZINIZIN KOLU SAKATMIŞ DEMESİ..
SAKAT KELİMESİ???KONDURAMAM Kİ.NE İĞRENÇ,NE KULAK TIRMALAYICI BİR SÖZ..
SONRASI HASTANELERLE,DOKTORLARLA,FİZİK TEDAVİLERLE GEÇEN BİR BEBEKLİK..
İNAN ANNE OLDUĞUMU BEN KIZIM 2 YAŞINDAYKEN ANLADIM,TADINI DOYA DOYA ÇIKARTMAYA BAŞLADIM..
HALA KOLUNU TAM ANLAMIYLA KALDIRAMIYOR..BİLEKTEN AVUCUNUN İÇİNE ÇEVİREMİYOR..
YANİ AL KIZIM SANA PARA VEREYİM DEDİĞİNDE AVUCUNU TAM ÇEVİREMEDİĞİ İÇİN SAOL ELİNE YÖNELİYOR..
BİZEDE DR ARTIK GELMEYİN FİZİK TEDAVİYE EVDE AYNEN DEVAM DEDİ..BU KALAN HASAR YÜZME AKTİVİTELERLE GEÇER DEDİ Kİ BÜYÜK BİR MUCİZE BU KADAR DÜZELMESİ BİLE, ÇÜNKÜ BİZE HİÇÇ İHTİMAL VERMEDİLER..DÜZLMEZ DEDİLER..15 GÜNLÜKKEN AMELİYATA BİLE ALIYORLARDI APAR TOPAR..
EN SON DA EKLEDİ DRUMUZ OLA Kİ; O KALAN DEFORMASYON DÜZELMEZ İSE 5 YAŞINDA KÜÇÜK BİR AMELİYAT OLMASI GEREKECEK..
ALLAH SAĞLIK VERSİN BETERİN BETERİ VAR BUNADA ŞÜKÜR DİYE TESELLİ EDİYORUZ KENDİMİZİ..

SİBELİM NE UZUN YAZDIM..NE İÇ DÖKESİM VARMIŞ..
ÖPÜYORUM ÇOK..

6 Nisan 2010 16:26
Cikolata Agaci dedi ki...

Canım benim ne büyk acıdır o yaşadığın kim bilir...Neyse ki daha büyük dertler,sağlık sorunları yok Tibet'inin.Normal doğumdan soğudum birden..

7 Nisan 2010 11:48
Yasemin Aktuğ dedi ki...

Sibel yazının sonu kötü olacak diye okumaya korktum valla. şükürki iyi bitii. Bu yazında normal doğum sezeryan doğum tartışmalarına bir örnek olsun.
Tibetin sağlığının iyi olmasına çok ama çok sevindim. çok öpüyorum o güçlü erkeği ve azimli annesini

7 Nisan 2010 22:41
füsfüs dedi ki...

ah canım ya neler yaşamışsınız öyle, neyse ki geçmiş bitmiş, insanın çocuğuyla sınanması gerçekten çok zor

8 Nisan 2010 09:27
Odil Sezen Metin dedi ki...

Hiç bilmiyordm canım..Yaşadığın üzüntü ve stresin sonunda, azminle iyi olması sonucuna ulaşmışsınız..İşte bu çok büyük mutluluk..

8 Nisan 2010 14:00
hnd dedi ki...

merhaba yazınızdan etkilendim. ben de 4 aylık hamileyim. hangi doktor olduğunu paylaşır mısınız?

7 Ekim 2010 15:27