Nasıl Bir Dünya?

Yazarlarımız

Hangi Konularda Yazdık?

Kim Ne Yazdı?

Sayfalar

21 Aralık 2009 Pazartesi

Geçmişe Mazi Derler



Özlenen anlardan biri, Kordon'da kız kıza eğlence

Anne olmak bir kadının yaşamındaki en önemli dönüm noktası bence. Neredeyse hiçbir şey eskisi gibi olmuyor. Tam olarak her şeyin kötüye gittiğini söylemek büyük haksızlık olur. Başkalaşıyor insan diyelim. Bir nev'i evrim süreci.
Günlük yaşam, yeme-içme-gezme alışkanlıkları, sosyal yaşam değiştiği gibi annenin kendisi de bambaşka bir maceraya yelken açıyor. "Aynı nehirde iki kez yıkanılmaz" sözünü doğrularcasına; ufaklıklar bebeklikten çocukluğa geçerken anne de ilk aylardaki halinden çok değişiyor ve bence aslında gelişiyor.
En azından benim maceram öyle oldu.
Neler geçmişte kaldı bir bakalım
- Sosyal hayat
Eğer çocuğu peşiniz sıra sürükleyip, düzenini mahvetmek istemiyorsanız bir süre evden çıkmıyorsunuz. Çıksanız da emzirme odası bulunan yerleri tercih edip mekanı kısa bir turlayıp eve geri dönüyorsunuz. Önceleri bu bebeğe endeksli yaşam can sıkıcı olsa da alışılıyor zamanla. Tabi bazı şeyler asla geri gelmiyor. Sarhoş olup yatakta sızıvermek, konser konser gezmek gibi aktiviteler sıfıra iniyor. Bildiğin sıfır. Yok yani. Unutun..
Evde DVD izleme keyfi bile zaman zaman çok meşakkatli hale geliyor. "Benjamin Button'un Tuhaf Hikayesi"ni 3 günde tamamlayabildik, misal.
Bizim sosyal hayatımız genelde ev gezmeleri, haftasonları piknik vs kaçamakları, AVM alışverişleri olduğundan çok sekteye uğramadı. Sadece en geç 20.00 gibi evde olma zorunluluğunu unutmadık ve hemen her akşam Tuna'yı evde uyuttum. Dışarda uyuyup da evde uykuya devam ettiği akşamlar bir elin parmaklarını geçmez.
- Eski vücut
Tamam eskiden de Angelina Jolie değildim ama fena da değildim canım..
Anne olduktan sonra- eğer emzirmeyi seçtiyseniz - eski memelere "elveda" demek kaçınılmaz. Çok çok istisnai genetik harikası kadınlar var ve onları çok kıskanıyorum :)Ama benim ciddi bir bakıma girmeye ihtiyacım var.
Kilo vermek de öyle hemen mümkün değil. "Emzirerek kilo verdim" diyen celebrity milletine inanmayın. Çoğu emzirirken diyet yapıyor ve emzirmek de spor yerine geçiyor ya, çabucak gidiyor kilolar ama haliyle en babası bile 4-5 ay emziriyor.(Bunu kafadan uydurmuyorum, hem sosyeteye bakıcılık yapan arkadaşım var, hem de zamanın birinde gazetede herkesin ne kadar emzirdiğini okumuştum. Demet Şener 3 ay, Ebru Şallı 7 ay, Arzu Balkan 3 ay vs vs)
- Romantizm
Anne olan kadına erkekler de "sevgilim anne oldu" diye bakıyor genelde. İlk zamanların şoku atlatıldıktan sonra kısıtlı saatlerde, bebek uyurken başbaşa kalmak, eskisi gibi yaşamak mümkün tabii. Ama nedense sohbet hep bebeğe, onun geleceğine gelir. Yaşamınızın odağında o minik yaratığın olduğu gerçeği hep tokat gibi çarpar yüzünüze.
- Kişilik
Öğrencilik yıllarında ev arkadaşlığı zamanında en problemsiz, kimse yıkamazsa bulaşıkları yıkayan, orta yolcu, sessiz bir tiptim. Daha doğrusu genelde evi paylaştıklarım cevval kızlar olduğundan ben pek mülayim kalıyordum. İş hayatı, büyüme, artan özgüven, İstanbul, feleğin çemberiydi pi sayısıydı derken değişti çok şey. Sesim daha gür çıkmaya başladı, "hoop ağzından çıkanı kulağın duyuyo mu" demelerim arttı. Annelik bu "heyheylenme" hallerimin tavan yaptığı bir dönem oldu. Şimdi çocuğuma karşı ne kadar sabırlıysam çevreye karşı o kadar tahammülsüzüm. Tartışmaları normalde uzatmayan ben, artık haklı olduğumda sonuna kadar gidiyorum. Eşim de farkında ki bu durumun, artık daha çok o alttan alıyor. Ben diyim uykusuzluk ve yorgunluk başıma vurdu, siz diyin içindeki deli ortaya çıktı. Ama bence olay şu; anneysen sorguluyorsun. Normalde 10 kere düşündüğünü, anneyken bin kez düşünüyorsun. Detaycılık had safhaya ulaşıyor. Evvelden göze batmayanlar bu kez üstüne üstüne geliyor. Ve patlamalar kaçınılmaz oluyor.
Sonuç olarak her kadının yaşaması ve içselleştirmesi gereken bir süreç olduğunu düşünüyorum anneliğin. Varılan nokta, duyulan tatmin, sınırsız sevgi çok güzel. Erkeklerin asla yaşayamayacak olması ise çok üzücü..

---Hülya Cinsçiçekçi----

3 yorum:

olmadık işler peşinde dedi ki...

Yukarıdaki fötö Erman Çağlar'ın "temsili resim"i gibi olmuş:)
Pek hoşmuşsunuz zamanında, gözümüzden kaçmadı bayan Florans:)

21 Aralık 2009 12:58
Hülya'nın Tuna'sı dedi ki...

oip dediğin gibi "zamanında"ydı.
fotoyu bulanıklaştırdık mecburen, hem kendi blogum olmadığından olayı fazla kişiselleştirmeyelim dedik hem de yanımdaki arkidiş haberci de, belki istemez vs dedim

21 Aralık 2009 13:59
kuzunun annesi dedi ki...

Bebeye tahammül cevereye tahammülsüzlük kısmını okurken kendimle yüzleştim . Sanırım bende artık eskiye nazaran daha tahammülsüz bir tip oldum hakkaten

23 Aralık 2009 11:36