Nasıl Bir Dünya?

Yazarlarımız

Hangi Konularda Yazdık?

Kim Ne Yazdı?

Sayfalar

18 Ocak 2011 Salı

Sevmenin Dozu Var mı?

Lütfen beni öpme
Tombiş bir çocuktum ve daima yanakarı mıncıklanan, kıstırılan, öpülen bir çocuk olduğum için aşırı yakın temastan hiç bir zaman hoşlanmadım. Hele ki yanaklarımın mıncıklanmasından nefret ederdim, uzak durmaya çalışırdım yabancılardan veya anne babamın tanıdıklarından.


Şimdi de benim iki tombişim var, hiç mütevazi olamam çok da sevimli çocuklar ikisi de gerçekten. Sokakta zaten ikiz olmaktan dolayı ilgi çekiyorlar, bir de her gören mıncıklamak, sevmek istiyor ve ben de pek çok anne gibi bundan hoşlanmıyorum. ve tabii ki çocuklarım da hoşlanmıyor.


Bu konu aklıma geçtiğimiz yaz başıma gelen bir olayı hatırlattı. Tuna ve Nil o zaman 1 yaşına girmek üzereydi ve yazlıktaydık. Onları öğleden önce plaja götürüyorduk ve denize girip biraz da gölgede oyalanıyorduk. Denizden çıkarken iki tombişim kucağımızda yerimize ilerliyorduk ki karşıdan gelen iki kadın büyük bir iştahla bize doğru gelip: “Ah ne şeker çocuklar, ikiz mi?” gibi sohbet ettiler kısaca. Teşekür ettik yerimize oturduk, on dakika sonra da toparlamaya başladık eşyalarımızı eve dönmek için. Kadınlardan daha ilgili olanı bir hışımla yerinden fırladı ve bana “Aaa nereye gidiyorsunuz?  Daha kucağıma alıp sevecektim onları” dedi. Ben tabii çok şaşırdım, ilk kez gördüğüm bir kadının kucağına çocuklarımı vermeye niyetim yoktu. Cevaben “Nasıl yani?” diyebildim ancak şaşkınlıkla ve ekledim “Kusura bakmayın, kucağınıza vermem zaten” dedim.  İşte o anda kadın müthiş bir sinirle bana “Neden o?!!” diye “bağırdı”. İyice şaşkına dönen ben de cevap verdim: “Her gün 20 kişi kucağına almak istese ne olacak, tanımıyorum ki sizi.” dedim. Kadın bana ateş püskürdü, çocuğuma zarar mı verecekmiş, ne varmış bunda, öpücem, sevicem sadece, vs diye söylenerek uzaklaştı. Ben ise dehşete kapılmış durumdaydım. İnsanlar bu hakkı kendilerinde nereden buluyor anlamıyorum, ben dışarıda başkalarının çocuklarına onların izni olmadan elimi bile sürmezken, kadın bana kucağına vermediğim için kızmıştı. Aklıma bir sürü şey gelebilir halbuki. Hasta olabilir mesala veya belki manyağın tekidir, çocuğumu alıp kaçar. Paranoyakça gelse bile kulağa, o anda hissettiklerim bunlardı.

Yurtdışında yaşayan bir arkadaşım da bu konuda benzer şikayetlerle geldi yaz tatilinde. Avrupa’da kimse birbirinin çocuğuna bırakın dokunmayı, gözünü dikip bakmıyor bile ama burada havaalanında güvenlik görevlisinden yolculara kadar herkes kızımı öpmek, dokunmak isteyince çok rahatsız olduğunu anlattı bana ve haklıydı elbette. Her şeyden önce çocuklar korkabiliyor o kadar büyük tepkiler görünce yabancılardan. Sevmek, sevgi göstermek ile rahatsızlık vermek ve hatta taciz etmek çok ayrı şeylerdir. Bizim kültürümüzde ise çocuk yenir, ısırılır, mıncıklanır, bunaltana kadar öpülür. Hatta dokunulması en sakıncalı yerleri olan ellerini severler, öperler, halbuki bebekler en çok ellerini ağızlarına götürürler.

Lütfen ellerime dokunmayın
 onları ağzıma sokuyorum
Bu konuda çevremizdekileri bilinçlendirmekle başlayabiliriz sanırım. Ben dışarıda sevgi gösterisini abartanlara kibarca dile getirmeye çalışıyorum, korktuğunu veya hastalanabileceğini söylüyorum.  Çok ileri giden olursa da yukarıdaki hikaye gibi kabalaşmak zorunda kalıyorum.  Başka da şansımız yok sanırım ne dersiniz?

1 yorum:

Nurefşan'ın Annesi dedi ki...

bende dün "dikkat!öpülmez!" başlıklı bir yazı yazmıştım bloguma ve yazınız tam da üzerine geldi.
O kadar haklısınız ki bende aynı hislerle artık nefret eder oldum bu sevgi(?) gösterisinden:(

18 Ocak 2011 16:34