Nasıl Bir Dünya?

Yazarlarımız

Hangi Konularda Yazdık?

Kim Ne Yazdı?

Sayfalar

23 Ekim 2010 Cumartesi

Biloğumu okudunuz mu?

 Bir adet fotoğraf makinası, ayna karşısında çekilmiş fotoğraf, taze anneysen sling içindeki bebeyle; daha tecrübeli bir anneysen çocuğunun bilinçli bir pozu, biraz fotoğraf programları bilgisi-ki ilk adım illa ki picasa ile atılır- ve ön hazırlıklar tamam:)
Blog anneliğinin en geçerli mazereti bebeğimin anılarıdır. Biraz daha yürekliysen, egomu da tatmin ediyorum dersin.
"Oğğğyyy çok tatlı!" ile başlayan cümleler, sıkı dostluklara da dönüşebilir; ciddi boyutlu nefret duygusuna da!
Ben de gebe bile değilken blogların varlığından haberdar oldum. "Neden yazayım ki yaşadıklarımı bir günlük gibi?" diye düşündüm. Ne gerek vardı? Anne bloglarına denk gelmeye başladım. "Aaa, çocuklarını anlatıyorlar" dedim ve geçtim. Artık bir bebek bekliyordum ve hala blog yazarlığına sıcak bakmıyordum. Ancak bazılarının sıkı bir takipçisi olmuştum. Bir gün üniversiteden bir arkadaşımın bloğuna rastladım. Bebeğini beklerken duyduğu heyecanı paylaşıyordu. İşte o an çok cazip geldi blog fikri. Uzun bir süre kapalı devam ettim ve bir gün "Nasıl olsa kimseye yorum morum bırakmıyorum; kim bilecek?" dedim ve şifreli yayından çıktım. Sanki bloğunu takip ettiklerim bana ulaşmış da, onları öyle bulmuşum gibi! Aylarca kendim yazıp, kendim okuyorum zannederken; ilk yorumla şaşkın şaşkın bakakaldım ekrana:)
Blogun sağını solunu kurcalamadan yazmaya devam ettim, yorumlar gelmeye ve yorumlar bırakmaya da başladım.
Böyle böyle bir sürü blog yazarı anne ile yazıştım. Bazıları ile yüzyüze görüştük de fonda "İnsan bir hoş oluyor, sevdiğini görünce" vardı. Onlar, benim gerçekten arkadaşlarım oldu. Bazıları ile uzun uzun yazışıyoruz. Birlikte bebeklerimizin en üzücü, en şaşkın; anneliğin en korkutucu, en büyüleyici, en hassas anlarına şahit olduk. Sonra benim bebeğim "Biloğumu okudunuz mu?" diye sormaya başladı. Ben de O' nunla ilgili yazılarıma dikkat etmeye başladım. Mahremiyete saygı dedim ve ElfAna-Alpi ağırlıklı blogum, eğitim ağırlıklı oldu.
Zaten annelikte, her anlamda geçirilen değişimler söz konusu değil mi?

7 yorum:

Hülyanın Tunası dedi ki...

Blog anneliğinin en geçerli mazereti bebeğimin anılarıdır. Biraz daha yürekliysen, egomu da tatmin ediyorum dersin.

bravo valla. budur.. herkes azıcık meşhur olmak, azıcık izlenmek, pohpohlnmak istiyor..sanırım olay budur

23 Ekim 2010 15:45
Yasemin Aktuğ dedi ki...

Elif desene çok yakında bizimkilerde "bligomu okudunuz mu?" diyecek. Bu hiç aklıma gelmemişti. Güzel bir yazıydı.

23 Ekim 2010 18:16
ELİF dedi ki...

Ben o ilk adımı hala geçemememisim anlaşılan hala picasa ile yapıyorum:) güzel bir yaziydi ellerine saglık.

23 Ekim 2010 20:53
anne kaleminden dedi ki...

ilk adımdakilere +1 :) gayet gerçekçi bir bakış olmuş blog annelerine, eline sağlık elif...

25 Ekim 2010 11:19
ElfAna dedi ki...

Hulya,
Tesekkurler. Paylasmak,ovulmek, nneligin takdir edilmesi, eglenmek hersey var:)

Yasemin,
Sagolasin. Ben bir daha bahsetmedim ve gormesine de izin vermedim Alpi' nin. Herkesin yaninda blogum da blogum demeye baslamisti. Azalarak bitti:)

Elif,
Gorsel sanatlar bazen benim icin yazilarin onune gecebiliyor. O zaman picasa yetmiyor:) Yoksa gayet guzel is goruyor, devam et sen:)

Anne kaleminden,
Sen de oldukca gercekcisin:)

25 Ekim 2010 20:42
yeliz dedi ki...

kendi çapında ego tatmini, çok doğru elfanam. en okunmadığını sananımız bile - ben misal - biri bana seni okuyorum dediğinde cümle aleme biri beni okuyor diye yaymıştım, hindi gibi kabarmıştım. bu ego şişmesi değil de ne!! kendi bloğundan link verdin mi? epey aradım buldum:)

26 Ekim 2010 16:59
ElfAna dedi ki...

Himm, yakaladin beni! :))

26 Ekim 2010 20:32