Nasıl Bir Dünya?

Yazarlarımız

Hangi Konularda Yazdık?

Kim Ne Yazdı?

Sayfalar

16 Eylül 2010 Perşembe

Kopardık Biz Göbek Bağımızı..

Her anne çocuğuna aşırı bağlıdır. Ama sorun bağlılıkta değil de bağımlılıkta galiba.

Göbek bağı kesildiğinden itibaren onun hayatta kendi başına yetişecek bir birey olduğu unutuluyor çoğu zaman.
Annesi göz hizasında ayrıldığında ağlayan..
Başkasının kucağındayken mızırdanıp her seferinde anneye gitmeye çalışan..
Annesi haricinde kimsenin onun bakımını yapmasını ya da beslemesini kabul etmeyen..
Vs..
Bebekler bunları yapınca anneler garip bir haz mı duyuyor acaba? Kendine çok bağımlı bir bebeği olduğu için kendilerini başarılı mı görüyorlar?

Ben çocuğum herkese kollarını açıp atlasın istedim. Herkese gülücük dağıtsın hiç kimeyi yabancılamasın istedim.
Ben işe giderken beni ağlayarak değil gülücükle uğurlasın istedim.
Öyle de oldu şimdilik.
Yolda kendi aralarında konuşan insanlara bakıp, muhabbeti üzerine alınıp sırıtan bir bebeğim var.
Her elini uzatana giden...
Sevgi arsızı, kendine ilgi göstereni sevmeyi bilen..

Kıskamadım da ben oğlumu hiç kimseden. Zaten ruhumda yok benim kıskançlık..
Ne babasına gülücükler attığında ne de eve gelenler kucakladığında içim buruldu..
Sokakta görüp bacağını mıncıklayalanların kafasını koparmak falan gelmedi hiç içimden.
Çok mutlu oldum hep. Oğlum sevildiği, insanların yüzünde tebessüm uynadırdığı, hiç tanımadağı kişiler şefkatle baktığı için gurur duydum.

Annem işi olup gün içinde ablasına bıraktığında gözüm arkada kalmadı hiç. Onlarda çocuk büyüttü sonuçta.
Belki benim oğlumun alıştığı düzende bakmamıştır ama eminim ki gözünden sakınmıştır dedim.
Varsın bir günde başka şekilde davranılsın hayatı altüst olmaz ya diye düşündüm.
Eve gelip kafasının kenarının morardığını gördüğümde içim içimi yesede "Ne oldu?" diye paniklemek yerine "Gene mi ayakta durmayı beceremyip yere yuvarlandı?" diye sordum.
Çünkü eminim ki her ne kadar ananesi de olsa emanet bebeğe bakmak, annesine verilecek bir hesap olduğu için çok zordur.
Böyle yapa yapa alıştırdım ben galiba kendimi.
Çok rahatım.. -bazen şaşılacak derecede hemde-
Ama çok mutluyum, kafam dinç, paranoyalarla yemiyorum kendimi..

Öte yandan ben; oğlumun ben yanında yokken de mutlu olmasını, benim bacaklarıma sarılmadan ayakta durabilmesini istiyorum.

Ben oğlumla göbek bağımı onu doğurduğum gün kopardım. Onu kendimle besledim ama bitti.
Onu hayat beslesin artık..
Bana bağlı ama benden bağımsız olsun..

2 yorum:

Türkan Bilgin dedi ki...

çok güzel bir yazı.Aynen bana uyuyor.Çalışmak ve oğlum yüzünden çalışmamak arasında sıkışıp kaldım.Çalışmak istiyorum oğluma daha faydalı olabileceğimi düşünüyorum kendime de öyle.çalışmak istemiyorum çünkü oğlumun bana bağımlı olduğunu düşündüğüm için değil izlediğim okuduğum kötü haberlerin etkisinde kaldığım için.Bu ikilemden nasıl kurtulcam bilmiyorum.

16 Eylül 2010 18:33
anne kaleminden dedi ki...

ne mutlu, olması gereken de bu galiba... darısı tüm annelere :)

17 Eylül 2010 09:09