Nasıl Bir Dünya?

Yazarlarımız

Hangi Konularda Yazdık?

Kim Ne Yazdı?

Sayfalar

17 Ağustos 2010 Salı

Doktor Civanım

Doktor kelimesi her zaman soğuk gelmiştir.Çocukluğuma inmek gerekebilir bu konuda.Ama ben kendi çocukluğumdan bahsetmeyeceğim.Madem Annelerin Dünyası burası, o zaman anne adayı olduğumdan beri dünyaya karşı değişen bakış açımın doktorlara karşı nasıl değiştiğinden bahsedeyim.

Çocuk sahibi olma kararı aldığımda, bilinçli anne tavırlarıyla bir ön kontrol yaptırayım, asayiş berkemal mi bi öğreneyim diye doktora gitme gafletinde bulundum.Aslında sorun doktorda değil hastanenin temelindeydi.Devlet hastanesine gitme fikrini kim verdi bana, şimdi bulsam yapışırım yakasına.

Doktor hanımcığım reçete yazmaktan çok bunaldığı için yanındaki hemşire kıza yöneltti beni, konuşmadan sadece bakışlarla.Yat dediler o çatal dedikleri işkence aleti gibi duran şeye.İlk kontrolüm falan derken ben, hemşire kız, benim evli olduğumdan,alışkın(!) olmam gerektiğinden bahsedince gözümün önünde "sol bacağımla tekmeyi atarken sağ elimle parmağımı gözüne nasıl sokarım" hayali belirse de, hissettiğim acıdan sesimi çıkaramadım.Sonra "kalk" emri geldi.Ben de odadan dışarı salya sümük kaçtım.Dışarıdaki kalabalık şaşkın şaşkın bana bakarken ben koşturuyor olmama rağmen hala odaya geri girip çirkefleşme hayalleri kuruyordum.

Çok kötü bir anı değil mi?

Bunları bu şekilde anneme anlattığımda, çok kızdı, kendi başıma iş açtığım için, tuttuğu gibi başka bir hastaneye götürdü."Şimdi korkunu yenmezsen bir daha asla gidemezsin" diyerek.Canım annem iyi de yapmış.

Bu sefer doktorum çok ama çok tatlı bir kadındı.Ferda Hanım.Hala görüşürüz.O kadar candan davrandı ki bana, tatlı diliyle tekrar muayene olmam için ikna etti.O zaman anladım doktorun ne kadar önemli olduğunu.Güven vermesinin gerekliliğini.Sezeryanımda Ferda Hanım yumurtalıklarımdan birinde gördüğü kistide alarak ihya etmişti beni.Son güne kadar ultrasonda ya da tahlillerde görünmeyen o kisti alıp, içeriyi tertemiz bırakıp teslim etti bana çocuğumu.Güvenimi sarsmadı.

Aynı hadiseyi oğlumun doktorunda yaşayamadık.İlmine çok güvenerek gittiğimiz doktorumuz, haleti ruhiyesinin dengesizliğiyle şaşırttı bizi.Bir gün iyi yürekli bir amca, bir gün fırtına...En son muayenemizde oğlumu sarsarcasına davranışları "yeter artık" dedirtince doktor amcasız kalıverdik.

Hala bir çocuk doktoru aramaktayız.

-Hastasını kendi çocuğu gibi sevecek
-Panik olmuş anne ve babayı sakinleştirecek kadar sabırlı
-Acil durumlarda hazır bulunabilecek
-Hemen antibiyotiğe sarılmayan
-Tecrübeli
-Yaşı büyük olsun tonton olsun gibi...:)

Çok şey mi istiyorum?

2 yorum:

Tibetin annesi dedi ki...

Birbencim, eğer Avrupa Yakası'nda oturuyorsan sana Acıbadem Hastanesinden Ertuğrul Eryılmaz'ı tavsiye edebilirim. Hatta kendisi her gün öğlene kadar Acıbadem Kozyatağı Hastanesi'nde yanlış hatırlamıyorsam. Benim en sevdiğim yanıdır antibiyotiğe sarılmayışı...

20 Ağustos 2010 18:22
Tibetin annesi dedi ki...

Bu arada Ertuğrul Bey öğleden sonraları Etiler Polikliniğinde çalışıyor. yazmayı unutmuşum :)))

20 Ağustos 2010 18:23