Nasıl Bir Dünya?

Yazarlarımız

Hangi Konularda Yazdık?

Kim Ne Yazdı?

Sayfalar

4 Şubat 2010 Perşembe

Gen Bencildir

Sosyal psikoloji dersinde okumamızın zorunlu olduğu bir kitap vardı: 'The Selfish Gene'.

Evrimin merkezinde organizmaların temel taşı genlerimizin rol oynadığını, genlerin kendilerini bir sonraki jenerasyona devretmek için birbirleriyle yarış halinde olduklarını söyler Dawkins. Bu yüzden bencildir gen. Genlerimiz devamlarını sağlayacak oranda kendilerini feda edeceklerdir ancak: Bu yüzden tüm genlerimizin devamını sağlayan çocuklarımız için kendimizi feda etmeye hazırızdır. Genler kendilerini maksimize etmeye programlanmışlardır.

Bu girişi niye yaptım? O zamanlar çok etkilenerek okuduğum bu kitap bence annelik gibi sosyobiyolojik bir bağı ilginç bir şekilde açıklıyor. Neden kendi çocuğumuzu -örneğin-komşumuzun çocuğundan, hatta yeğenimizden daha önemli olarak algıladığımızı, bu algılar çerçevesinde onu sübjektif olarak daha akıllı, daha güzel gördüğümüzü anlamamıza yardım ediyor. Bu bir hayatta kalma mekanizması. Çocuğum ben demek, benim devamım demek. Geleceğe aktarılabilmek için onu her şeyden korumalı, gereğinde kendimi onun için feda etmeliyim. Benim çocuğum bu yüzden ve bunun için dünyanın sekizinci harikası, bundan doğal ne olabilir ki?
Eh insan yalnızca bir biyolojik hayvan olsaydı ortalık kendi çocuğunun hayatta kalması için diğerlerine yaşam hakkı tanımayan başka hayvanlarla dolardı. Ve insanlık yokolur giderdi. (Ki soykırımların, diğer halklar ve dinlerle yapılan savaşların temelinde bundan başka ne yatıyor ki??) Ama Dawkins'in de 'insan topluluklarını şekillendiren inanç, gelenek ve ahlak birikimi, yani "kültür"olarak da tanımladığı' bir sosyo-kültürel yanımız var. Haiti'deki depreme de -99 depremine olduğu kadar olmasa da- üzülen, yardım etmek isteyen empatik yanımız.

Bu yanımız dünyanın sekizinci harikası çocuğumuzu başka çocuklarla kıyaslarken daha gerçekçi yaklaşabilmemize olanak veriyor. Başkalarının çocuklarının da 'annelerinin bir taneleri' ve 'dünyanın en güzel ve akıllı yavruları' olabileceğini anlamaya ve bu aşamada duygusal zekamızı kullanarak daha mantıklı davranmaya...
Ve onların omuzlarına kaldırabileceklerinden daha fazlasını yüklememeye.
Biraz abartılmış ve basite indirgenmiş gibi dursa da, davranışlarımızın kökenini anlamaya çalıştığımızda bence daha olgun anne olmaya bir adım daha yaklaşıyoruz.

2 yorum:

ilk dedi ki...

Basligiyla zaten cok ilgi cekiciydi, cok guzel bir yazi olmus. Eline saglik!

4 Şubat 2010 16:55
Ozgur dedi ki...

Resimler de süper olmuş:)

5 Şubat 2010 00:03