Nasıl Bir Dünya?

Yazarlarımız

Hangi Konularda Yazdık?

Kim Ne Yazdı?

Sayfalar

26 Ocak 2010 Salı

Anneye Karne..

Cocukken evcilik oyunlarinda anne olmaya kardesim üc yas civarindayken basladim, ben o zamanlar sekiz yaslarindaydim, ondan önce kizlarla oynarken hep baba olurdum niyeyse..
Belki de o zamanlardan kendi annemden hissettigim anneligin cok daha büyük sorumluluk ve fedakarlik istedigiydi kimbilir????

Benim annelik serüvenim hazirlanarak baslamadi.. Ne duygusal ne de fikren hazir degildim bu düsünceye.. Anne olacagimi ögrendigimde gözümden düsen o tek damla yasta mutluluga dair degil daha cok korkudandi.. Evet icinizde bu duygulari yasayanlar belki cogunlukta degil ama bunlari yasamis olmam ve paylasmam benim icin ne kadar zorsa ,suan da hayatimdaki biricik melegimin kizimin tek dokunusuyla dünyami cennete cevirmesi de bir o kadar kolay...

Anne olma fikrini duydugumdaki korkumu kelimelere dökemem sanirim, ama onun hayatimdan cikip gitmesini de asla istemedim, ileri bir gelecekteki planimin bir kac sene öncesine cekilmis olmasi tabiki altüst olmama sebep olmustu ama hayatin akisina kendini birakamayan "ben" im icin buna alismak ne kadar kolay olacakti hicbir fikrim yoktu... Hem ben daha annemin kuzusuydum, büyümemistim.. Cocuk nasil büyürdü, büyütülürdü, kim bana destek olacakti..Ama bildigim ve güvendigim tek sey bebegimin bir "Ask Meyvesi " olusuydu.. Belkide bana cesaret veren de buydu..

Dokuz ayin nasil gectigini bilmiyorum, kizimin hickiriklari olmasa onun orda oldugunu hissetmek öyle zordu ki, mide bulantisi, bas dönmesi veya baska hicbir sorun yasatmadi bana,rahat bir hamilelikti benimkisi... Bu dönem belkide hayatimin en cok gezdigim dönemi oldu, daglara tirmandim, yüzmedigim kadar yüzdüm, uctum, tüm süre zarfinda toplamda onbin besyüz altmis kilometre yol gittim, ta ki dogum yaklasana ve kizimin odasini hazirlayana kadar...

Bu yeni insancigin hayatimda nasil bir yeri olacagina dair pek bir fikrim yoktu, baskalarini kiyas olarak görmek hic istemedim... Anne olmanin ögrenilmeyecegini bunun icgüdüsel oldugunu savunsam da yine de salt buna bagli kalmadim.. Anneligi geceleri uykusuz kalmak, kendim deli gibi acken onu doyurmaktan ibaret sanarak isin duygusal yönünü hic düsünmeden aklimda planlar yaptim. Tüm hamileligimi folik asitler ve cesitli vitaminler alarak gecirdim, daha anne karninda baslamistim ona bakmaya!(oysa hazir olmadigimi saniyordum) hamilelik ve bebek bakimiyla ilgili ne kadar kitap okudum.. Kucagima bebegimi almadan anneligi nasil kotaracagimi bilemezdim ama en azindan hazirlanabilirdim...


Dogumdan bir kac saat sonraydi ve ben uyumam icin odada yalniz birakilmistim, bebegimse hemsireler tarafindan bebek odasina alinmisti, uykumun aralarinda bir yerdeydim ve uzaklardan bir bebek agliyordu ama nasil bir aglama, ben o uyku sersemligiyle yataktan kalkip bir kac oda ilerde olan bebek odasina ayagima terliklerimi bile gecirmeden öyle kosarak gitmis, (yatakta aglayan bebegin benimki oldugundan emin bir halde tabiki)bebegimi kucagima alip sarip sarmalamis, hemsireride bir güzel azarlamistim... O an anlamistim ben anne oldugumu, o elle tutulamayan ama gözle görülür seyin annelik oldugunu... Sonra minigime kalcada sorun oldugu icin " kalca bükme egrisinin" takildigi gece kucagimda kanguru yavrusu gibi yatarken.. Ilk atesinde tüm gece basinda onu izlerken.. Bazen sebepsiz yanina gidip o minicik parmaklarini tutup severken, birde baktim ki anne oluvermisim, bilmeden, deneyerek, el yordamiyla...

Sonra, ilklerini yasarken benim daha önceden bilip gördügüm seyler yine bende o ilk anki heyecani yaratirken...Ögretmek , göstermek, paylasmak istedigim o kadar cok sey varki onunla.. Bazen aceleci olabiliyorum, ya da israrci..

Sabir denen kelimenin anlamini ögrenmekti anne olmak... Hayatimin hic bir alaninda sabretmek nedir pek bilmedim, ilgilenmedim..Elimde olan bir seyse zaten oldurdum, degilse beklemedim bile.. Kizimla beraber durum degisti, tabiri yerindeyse kesin taraflarimi yonttum, sinirlerime hakim olamayacagim durumlarda dislerimi gösterip gülmeyi ögrendim.

Kücükken söyledigim cocuk sarkilari teker teker yeni yerlerini aldilar kizimin kulaginda.. En son ne zaman söylemistim ben bu sarkilari. Simdi zaman zaman rüyalarimda bile söyler hale geldim..

Oyun gruplarinda anne-kiz birbirimizi boyamayi ögrendik...

Kimsenin hisetmedigi zamanda benim üzgün oldugumu bilir gibi yanima sokulup ses cikarmamalarini , aramizda sir varmiscasina bana yaklasmasindan anladim ben anneligin sirdaslik oldugunu..

Sevgisini bile bencilliginden sadece kendine saklayan ben, bu üzerimden hic cikarmadigim belcillik elbisesini ilk defa cikardim bir daha giymemecesine..

Ses tonumu kizima göre ayarlamayi ögrendim..Daha öyle cok sey varki siralayabilecegim. Ama bunlarin yani sira kizimdan caldiklarim da var.. Zamani...

Onunla gecirmek yerine okulda harcadigim zaman, onun gelecegini düsünerek girdigim bir yolda yine onun iyiligi icin onu yalniz birakmak.. Eve gelince yüzündeki kocaman gülümsemeyi görerek sucluluk duygusu on kat daha artan bir anne.. Haftanin yedi gübü gitmiyorum belki okula ama ondan caldigim her saat bana cezaymis gibi geliyor... Yorgun geliyorum, cogu zaman dolu bir kafayla, o oynamak isterken sevinirken yedek pillerimi takiyorum, hani su energiz.er reklami vardi bilirmiziniz, durmak bilmeyen oyuncak bir ayi, iste aynen öyle...

Bazen öyle zamanlar oluyor ki sesim yükseliyor, o zeytin gözlerini bana dikip kocaman acip iyice sulandiriyor, dudak bükülüyor, burun kizariyor, iste o an herseyi unutup zamani geri alalim, ve ben ona kizmamis olayim istiyorum... Zaman zaman dislerimi sikarken buluyorum kendimi... Yine kizdigim kisi kendim oluyor, " Hani diyorum, hani ögrenmistin sabri , nerde hani? "
Daha minicik bir bebek o, sense kocaman bir kadin..Utan halinden...

Bol zamanim vardi bu dokuz ay boyunca, nerede cocugunu yol ortasinda azarlayan bir anne veya cocuguyla konusmayi reddedip onu ignore eden bir anne görsem böyle olmamali(yim) diyordum. Bagirmanin bir cözüm olmadigini bilmiyormuydu bu anneler.. Böyle yaparak cocugun daha da haylazlasacaklarini anlamiyorlar miydi?? Sonra annem geliyordu aklima, sirf inat olsun diye camasirlarimi ortada birakisim ve ya kardesimi bastan cikartip yaramazlik yapmalarimizi ve annemin sabrini nasil tasirdigimizi , onunda bizi bir daha sevdigimiz seyleri almamak ya da yapmamakla tehdit edisini..

Hayallerimdeki anne olabildim mi peki? Daha degil, üzerinde calismalarim devam ediyor..Mükemmel bir anne olmayacagim belki ama kizim icin iyi bir anne olmak istiyorum, iyi bir gelecekte tüm beklentilerine cevap verebilecegim mutlu bir kiz cocugu yetistirmek istiyorum.Kizimin zamansiz gelisi hayatimda basima gelen en iyi sey, benim disimda gelisen, kontrol delisi bir insanin kontrolünden cikan muhtesem birsey.. Ikinci cocuk? Tabi ki planliyorum :) hatta bir ücüncüsü de olmali mutlaka.. Önümüzdeki bes sene icerisindeki iki planim bu :)

Kolay insan degilim, mükemmel anne hic degilim, ama korkularinin üzerine giden, bencilligini yenmis, sabri üzerinde calisan , duygusal anlamda zirvelerde olan bir anneyim ben..

2 yorum:

Müge kızın annesi dedi ki...

hislerin tercümanı olmak işte bu bence

26 Ocak 2010 14:42
MELEK KOKUSU dedi ki...

Bunu azda olsa basarabildiysem ne mutlu bana .. Ortak hisleri paylasmak, kablonun diger ucunda kendine ortak birilerini bulmak ne güzel :)

26 Ocak 2010 20:36