Nasıl Bir Dünya?

Yazarlarımız

Hangi Konularda Yazdık?

Kim Ne Yazdı?

Sayfalar

25 Ocak 2010 Pazartesi

Anne Doğmak, Anne Olmak

Eğer kızım ergenliğin fırtınalı yıllarında bana benzerse, tüm yıldızlarımı ve aferinlerimi alabilir elimden ve bir süre “eh işte”lerle ve “geçer”lerle idare etmek zorunda kalabilirim. Ta ki sular durulana kadar… Madem ki zayıflarımı kızım büyüyünce verecek nasıl olsa, ben, fırsat bu fırsat pekiyilerimi vereyim. Önce, ona iyi bir baba seçtiğimi düşündüğüm için, sonra da tatlı ve anlamlı bir isim verdiğimi düşündüğüm için kendi kendime pekiyimi vereyim. Aslında kızım yalnızca üç aylık olduğu için fazla da ders yazamıyorum karneme. Belki iyi bir dans arkadaşı, sırdaş filan olurdum ama çok erken. Bakalım bu üç ayda hangi derslerden geçmişim:
Emzirme Savaşları: O doğduğunda sanki ona verecek hiçbir şeyim yoktu. İmkansız görünüyordu ama oldu. Çok ağladım ama başardım. Ümit yoktu ama inat ettim. Bir hediye, bir zırh… Vazgeçmenin eşiğine çok geldim ama Allah sonunda yardım etti. Hayatımdaki en büyük başarılardan biri bu işte: Kızımı emzirebilmek.
Anne Olmayı Başarmak: Ben doğuştan anne değilim. Bunu öğrendim doğum yapınca. Yani bebeğimi görür görmez aşık olmadım ona. Yani sevinçten ağlamadım onu görünce. Bu duygu(suzluk) çok acıttı içimi. Ona duyduğum şey, merhametti. Sütümle besleyemediğim için acıyordum kızıma. Ama sevgi, sevinç, mutluluk kaynağı, hele ki aşk…Değildi. Öyle üzüldüm ki buna. Öyle çabaladım ki diğer anneler gibi “yorgun ama mutlu” olmak için. Bozulmuş hormon dengem, alt üst olmuş duygularım, moralim, yıpranmış vücudum, acıyan dikişlerim, ağrılarımla ona öyle sarıldım ki… Kendimden beklemediğim bir duyguyla direndim. Kopsaydım kopardım belki. Daha sıkı sarıldım. Herkese ve kendime kızgındım ama ona hiç kızmadım. Canım çok yanıyordu. Yataktan yardımsız kalkamıyordum ama her şeyini kendim yaptım. Altını değiştirdim. Yıkadım. Geceleri kendimi sürüyerek ona mama hazırladım. Kucakladım. Uyurken izledim. Uyurken ağladım. Hep aynı odada yattık. Kimseye teslim etmedim. Madem emziremiyordum, madem ilk görüşte aşık olmamıştım yapabileceğimin en iyisini yapmalıydım… ve yaptım. Hiç tanımadığım bir insana bağlandım. İlk görüşte aşık olmadığım birini gün geçtikçe daha da çok, katlanan ve kanatlanan bir duyguyla sevdim. Sevmeye çalıştıkça daha da sever oldum… Kendimi suçlayıp durduğum bu durum için hayata ve ona küsmek yerine onunla işbirliği yaptım… Anneliği kendiliğinden ve doğal olan şanslı kadınlardan biri değildim ama anne olmayı başardım.


Resim: Akiko Hayashi'ye ait bir illüstrasyon.

5 yorum:

Müge kızın annesi dedi ki...

zor olanı başarmak en büyük mutluluk onca acı ile bir başka zamanda kimseler bizi yerimizden kaldıramazken o minicik can lar için neler yapmazki anneler herkese pekiyi hemde yıldızlısından

25 Ocak 2010 16:09
sirâr dedi ki...

kendine karşı acımasızca bir bakış..insan zaman zaman aynaya bakınca bile bir yabancıyla karşılaşmış gibi hissedebiliyor..hepimiz yadırgadık,zorlandık...alıştıkça;aşklaştık..

26 Ocak 2010 01:00
k.i.s.d. dedi ki...

Hilalcan sen ben misin yoksa ben sen miyim?
Anlıyorum ben seni, emzirme sorunu yaşamadığım halde hem de... O ilk hislerini çoook iyi anlıyorum. Bir de "ergenlik döneminde eleştirilen ebeveynliğin başarılı olduğu" konusunu bilgilerine sunarım:)

sevgiler.

26 Ocak 2010 10:59
dağlar kızı dedi ki...

Hilal'cim, ne güzel yazmışsın yine. Ellerine sağlık.

Ben de 3 aylık bir melek annesi olarak, duygularını çok iyi anlıyorum. Bu emzirme olayı da bambaşka bir boyut. İşe döndüğüm 2. gün itibariyle, işyerinde kuzumu düşünürken süt sağma durumu da içler acısı inan.

Yavaş yavaş ama heyecanla, zevkle öğreniyoruz anneliği. Ben eminim ki hepimiz bu platformda, sürekli öğrenmeye çalışarak, çabalayarak, yavruları iyi birer insan yapmaya uğraşarak hakediyoruz pekiyileri...

sevgiler

26 Ocak 2010 12:09
Hilal dedi ki...

Evet Hülya, başkası için bu kadar uğraşılmazdı belki.
sirar, aşklaşıyorum sanki git gide kızıma:)
kisd ben de senin bir yazında demiştim ki "ne kadar da benim gibi". lohusalık kankam ol sen benim:)
aysen, işe döndün demek. büyük kolaylıklar diliyorum. iyi ki çevremizde başka anneler var değil mi, bazı deneyimler çok ama çok zor geliyor. başkalarının da yaşamış olması insana cesaret veriyor başarmak için.

26 Ocak 2010 23:58