Nasıl Bir Dünya?

Yazarlarımız

Hangi Konularda Yazdık?

Kim Ne Yazdı?

Sayfalar

11 Ağustos 2010 Çarşamba

Özel Babalar

Baba olmak özellikle bizim gibi toplumlarda "eve para getiren adam" olarak düşünülür ve "iyi baba" olmak için bunun yeterli olduğu zannedilir.  Bu mantıkla hareket eden babalar çocuklarını çok fazla kucağına almaz, çok fazla öpmez, şımarmasın diye yüz göz olmaz ve genellikle asık suratlı bir otorite sergiler. Babaların pek çoğu çocuğunu öpüp koklamadan, ona "seni seviyorum" demeden yıllarını geçirip yaşlanıyor ve sonra torunu olduğunda bunun farkına varıp üzülüyor.  Bense kendi babamı torun sahibi yapmış olmanın gururyla şimdi de onun torunları için parlayan gözlerinde bize duyduğu sevgiyi tekrar görerek büyük bir mutluluk yaşıyorum ve ne kadar şanslı bir çocuk olduğumu anlıyorum.


İyi baba nasıl olmalıdır sorusunun son derece basit bir cevabı var aslında benim için ve bu konuda hiç mütevazi olmayacağım.  İyi bir baba "benim babam gibi olmalıdır".

Benim için "baba", sonsuz güvenebileceğin sağlam bir ağaç, her daim sığınabileceğim güvenli bir liman, tökezlediğim anda elimden tutup kalkmama yardım edecek bir dost ve her konuda konuşabileceğim bir öğretmen, otorite sahibi ama çocuklarının hayatıyla ilgili temel kararlarda belirleyici değil, destekçi olabilen bir karakter, istediğim gibi geyik muhabbeti yapabileceğim ve istediğimde ona "babacığım" yerine "şişko patates" diyebileceğim kadar yakın bir arkadaş ve 35 yaşına gelsem de sabah onlarla uyandığımda beni öpen, kolumu bacağımı ısıran ve sevgisini hiç esirgemeyen harika insandır.

Şimdi bir harika baba daha var hayatımda ama bu defa kendi çocuklarımın, ikizlerimin babası.  Ben anneliğe alışmaya çalışırken o da iyi bir baba olmak için çaba sarfediyor ve çocuklarıyla şimdiden harika bir ilişkisi var.  Her gün işe giderken onlardan ayrı kalacağı için üzülüp akşam eve gelince hem kızı hem oğluyla yerlerde yuvarlanan bir baba o.  Gece ben yorgunluktan ağlamalarını duymadığımda koşup onlarla ilgilenen bir baba o, çocukları için en iyisini düşünmeye çalışan, onlardan şefkatini ve sevgisini hiç esirgemeyen bir baba o.  Doya doya çocuklarının kokusunu içine çeken ve yine ertesi sabah işe giderken hüzünlenen bir baba o.

Verebileceğim en güzel iki örnek bunlar.  Eksikleri yok mudur?  Belki vardır ama sevgi ve şefkat en önemlisi benim için, baba sevgisiyle büyümüş şanslı biri olarak çocuklarım için de aynısını diliyorum ve tüm çocuklar için.

2 yorum:

birdamlacıkyağmur dedi ki...

dileğine ben de yürekten katılıyorum.

14 Ağustos 2010 11:51
Anonim dedi ki...

sanki benim hayatımı anlatmışsın.babam ve kocam..gördüğüm en iyi babalar.. tek farkla: ben babamı ikizlerim elli günlükken kaybettim. o yüzden daha çok sarıl ona demek için yazdım sana, hiçbir zaman yetmiyor onunla geçirilen zamanlar, hep eksik kalıyor..
sevgiler hepinize...

zeytinlerinannesi

18 Şubat 2011 18:23