Nasıl Bir Dünya?

Yazarlarımız

Hangi Konularda Yazdık?

Kim Ne Yazdı?

Sayfalar

3 Temmuz 2010 Cumartesi

Varsın yıl sonu gösterimiz olmasın

Bir tane çocuğum var. Gebeliğimi ilk öğrendiğim an, o zaman çalıştığım kuruma haber verip ayrılmak istediğimi belirtmiştim. Neme lazım; bulaşıcı hastalıklar, virüsler & pek de yerinde duramayan bir öğretmen olduğum için hoplayıp zıplamalarım..Enerji toplayıp kendi çocuğumla yapacağım paylaşımların hayaliyle doğuma kadar planlarımı hazırlamıştım. İlk 15 ayda evdeydik.15. ayla birlikte; Alpi ile okula döndüm. Hayatımızın tecrübelerini yaşadık.
Her zaman, "Eğer anne çalışmak zorunda değilse; ilk üç yılını çocuğuyla geçirmelidir" e inandım. Eşim yeniden iş hayatına dönme kararıma çok şaşırmıştı . Ne de olsa okul & personel tanıdığım insanlardı. Alpi ile sınıflarımız karşı karşıyaydı. Ev ile okulun arası yürüyerek 15 dakikaydı. Evden benimle birlikte değil, babasıyla kahvaltısını yaptıktan sonra çıkabilirlerdi. Avantajları o zaman daha fazlaymış gibi gelmişti. İşin aslının öyle olmadığını başladıktan sonra anladım. Bir kere, iki yaş krizi  ile başa çıkma yöntemlerimin hiçbirisinin kullanılmadığını üzülerek gördüm. Üstelik bütün ipuçlarını öğretmenine anlatmıştım. Üst üste yaşanan bazı travmatik olayların ardından; oğlumu anneannesinin şefkatli kollarına teslim ederek seneyi tek başıma bitirip, ben de ayrıldım. En büyük tesellim; sene ortasında başlamış olmamdı. Çok sürmedi yani.
Hala evdeyiz.  Çok da iyi etmişim. Geçtiğimiz ay, Alpi' nin 4. kez doğum gününü kutladık. Bir çok şey değişiyor hayatımızda. "Okulda 23 çocukla tek başıma baş eden ben, neredeyse evde bir çocukla baş edemiyorum" diyecek hale geldim. Bu hafta başına kadar, sessiz ve derinden okul arayışlarındaydık. Yine göndermeme kararı aldık. Bu sefer eşimle. Kendimi tanıyorum, Alpi' yi tanıyorum. İkimizin ihtiyaçlarına veya düzenimize, inceliklerimize hitap eden bir kurum bulamadık. 

Elimdekilerin en iyisini bile değerlendirmeye kalksam, mutsuz olacağımızdan eminim.
Kabullenmek zor da gelse, farkına vardım ki; okul öncesi kurumlar bizim için hiç de gerekli değiller. Yokluklarında hiç de sıkılıp sarsılmıyoruz. Ben kariyeri mariyeri unuttum zaten..Evimiz kendi kulvarında bir okul öncesi kurumuyla baş edebilecek durumda. Bahçemiz de var. Hem de karma sınıf :) Üstelik coğrafyadan tutun da diğer okullarda adının zikredilmediği uygulamalarımızla çok da eğleniyoruz. Yiyecek seçimi ve beslenme konusunda içim rahat. Tv kontrolü benim elimde. Sadece karın tokluğuna çalışıyorum; onu da dert etmemeye çalışıyorum :)

 Bunların hiçbirisi hiç bir anaokulu, kreş veya çocuk evinde yok mu? Var tabii ki. Sadece, bizim hayatımızın yönü bu tarafa gitti. Çok mu kolay? Hayır, aksini söylersem yalan olur. Hem de koca bir yalan. Resmi tatil, sadece tatil veya hafta sonları pek birşey değiştirmiyor hayatımızda.Eksik yönlerini nasıl telafi ediyorum? Siz sorun yorumlarda ben cevaplayayım. Hiç mi göndermeyeceğim? Elimde olsa hiç! Fakat, anasınıfına yarım gün göndermeyi düşünüyorum.Nasıl bir kurum olacak bu? İlköğretime hazırlık diye geçse de; hala oyun merkezli olacak. "Ev ödevi" modasını minimuma indirgemiş bir kurum olacak. Öğretmenin telefonu velide bulunacak. Üstelik olası bir problem durumunda ısrarlı bir psikolog randevu vermeye çalışmayacak. Yarım gün toplamda 1 saat kadar bahçe yüzü görebilecek. Temiz olacak ve öğretmeni planlarını netten topluca indirmemiş olacak.
Çok sıradışı beklentilerim yok. Çocuğum, çocuk olduğunu unutmadan, okul hayatının ilk adımlarını sevgi dolu anılarla atsın. O kadar...










8 yorum:

ikicocukannesi dedi ki...

Alpi cok sanslı Elfana,
Ne guzel,
Sevgilerr.

3 Temmuz 2010 14:33
ElfAna dedi ki...

Tesekkur ederim:) Ailesinin bir sekilde sevgisini, sefkatini hissedebilen her cocuk sansli bence.

3 Temmuz 2010 14:50
Nihal Maya dedi ki...

sevgili Elfana, yazını çokça düşünerek okudum.tam da kreş yazılarından sonra kafa oldu binbeşyüz...
3 yaş sonrası kreş arayanlardanım bende...siz profesyonelsiniz bu konuda o yüzden şanslı Alpi...
Oğluma kendim bakma gibi bir şansım yok. peki bakıcımı kreşmi? diye sorsam en donanımlı bakıcı bile kreşin yerini tutarmıki?
işler daha okul sonrası karışacak galiba biz daha 2 yaşla başedemiyorken!!!
sevgiler bolca...

4 Temmuz 2010 23:05
ElfAna dedi ki...

Nihal, egitim sektorunde olmasaydim&calisiyor olsaydim; 3yasa kadar kendime yakin buldugum bir bakici ile baslar sonrasinda anaokulu ile devam ederdim. Evet, bence de isler asil okul caglari yaklastikca cetrefilli oluyor. Bol sans ve sevgiler diliyorum ben de.

5 Temmuz 2010 02:20
elif ada dedi ki...

Elif, öylesine rahatlattın öylesine mutlu ettin ki beni. Birkaç sormak istediğim olacak sana mail adresinden sorsam, rahatsızlık vermiş olmam değil mi?

5 Temmuz 2010 08:14
ElfAna dedi ki...

İstediğin gibi sorabilirsin:)

5 Temmuz 2010 10:59
Anne ve Bebisi dedi ki...

Sen tek basina bir okulsun :) MK'nin ogretmeni olmani ne cok isterdim :)

8 Temmuz 2010 02:11
ElfAna dedi ki...

Anne ve Bebisi; MK' yi yerim ki ben:P

9 Temmuz 2010 03:22