Nasıl Bir Dünya?

Yazarlarımız

Hangi Konularda Yazdık?

Kim Ne Yazdı?

Sayfalar

14 Ocak 2010 Perşembe

ANNELERE GAZOZ, BABALARA LİMON

Babalık, anneliğin ihtişamı, baş döndürücü temposu ve aşırı vericiliğinin gölgesinde kalmıyor mu sizce de?

• Anne rolünü sahnede yaşıyor, oysa baba sahne arkasında.
• Anne evi ve çocukları organize ediyor, baba hayatı ve geleceği.
• Anne anlayışlı ve yumuşak kalpli, baba gereğince otoriter,
• Anne iyi polis, baba kötü...


Babalık ve annelik öyle birbirinden farklı kulvarlar ki aslında. Kıyaslamak çok yanlış olur. Bence, anneliğimizle böbürlenmeyi biraz bırakıp, babalara hakkını vermemiz lazım. İster ataerkil deyin ister gelenekçi, babanın aile içindeki konumunu ve saygınlığı çok önemsiyorum. Katı kurallardan, geçilmez kırmızı çizgilerden bahsetmiyorum, yanlış anlaşılmasın. Erkek, çocuğuna da bakar, yemek de yapar, ortalığı da toplar.. Ama “gerekirse” ve “istediği kadar”. Rolleri karıştırmamak, beklentilerin dozunu iyi ayarlamak lazım.

Baba; hepimiz yıklıldığında ayakta kalmayı başarabilen, kaç bin parça olsak da bizleri toparlayan, doğruları gösteren, planları yapan, ilham verendir. Takımın kaptanı ve oyun kurucusudur. Çocuk açısından ailedeki en riskli rol babadadır. Annenin sevgi ve sırdaşlığı ile şımarması muhtemel çocuk insanına, sınırların da olduğunu hatırlatan tatlı-sert otorite babadır. Çocukları nispeten büyük anneler ne demek istediğimi daha iyi anlayacaklar diye tahmin ediyorum.

Ne kadar çalışırsak çalışalım, ne kadar kazanırsak kazanalım o yuvanın yükü babaların sırtındadır.

Tüm babalara (bizi okuyan var mı acaba??.. Hey! orda mısınız?.) Cat Stevens'tan Father and Son'ı hediye ediyorum:


Gelelim eşimin sertifikasına:
• Her ihtiyacım olduğunda, söylemesemde bunu hissederek yanımda olduğun,
• Bizleri kolladığın ve koruduğun,
• Kendini benim ve çocuklarının mutluluğuna adadığın,
• Her gece kalkıp üstlerini örttüğün,
• Her zaman soğukkanlı ve dirayetli olduğun,
• Pazar günleri beni mutfağa sokmadığın ve dünyanın en güzel deniz mahsüllerini pişirdiğin,
• Her fırsatta kanepede uyuyakalmama söz etmediğin ve uyandırmaya kıyamadığın,
• Sevdiğim şeyleri ve hatta beni benden daha iyi bildiğin,
• Aklım karıştığında, şaşırdığımda, yorgun ve karamsar olduğumda beni toparladığın,
• Çocukları sabırla ve sevgiyle gözettiğin,
• Kendinden önce bizleri düşündüğün için,

sana EN ŞAHANE BABA SERTİFİKA’sını veriyorum canım benim!!!
Ama bu çoraplarını salona atmana birşey demeyeceğim anlamına gelmiyor bilesin...

7 yorum:

Müge kızın annesi dedi ki...

baravo sna hakkını vermişsin eşinin

14 Ocak 2010 15:12
olmadık işler peşinde dedi ki...

teşekkürler :) az bile:)

14 Ocak 2010 15:45
Odil Sezen Metin dedi ki...

Tatlı-sert otorite:) Canım babamı özledim okuyunca.Ellerine sağlık..

14 Ocak 2010 17:35
Girno dedi ki...

oipcim, çok güzel olmuş yine :)
yani diyosunkiii eşitliğinde gözünü çıkarmayalım, haklısın, katılıyorum, roller belli yani...

babanız da pek duyarlı ve becerikli, bkz:pazar yemekleri, vs... ama çoraplar bırakılır salona, zev kbu zevk, hem okadar da olacak canııımmmm, bir gün eksileri yazsak, sayfalar yetmeeezzzz :P

14 Ocak 2010 21:27
olmadık işler peşinde dedi ki...

GİRNOCUM,
Demek yalnız değilmişim. Yani biraz elini verip kolunu alamama durumları hissediyorum. Çevremde var böyle örnekler. (Adama görevini yapmıyormuş gibi çemkirenler)

Babamız incedir hakikaten. Çorapları da görmeyiveriyoruz artık. (küçük adamlar da çorap atmaya başladı salona ya hayırlısı)

14 Ocak 2010 22:12
* YeLiZ * dedi ki...

ay kucuk adamlarin coraparini sevsinler
su corap isi bi benim kocada yok sanirim :)

cok guzel anlatmissin OIP cim , esin okudu mu ? eminim ki cok duygulanmistir.Masallah size !

16 Ocak 2010 06:57
olmadık işler peşinde dedi ki...

Okudu okudu... Çok duygulanmış, fena olmuş yazık :)

17 Ocak 2010 22:24