Nasıl Bir Dünya?

Yazarlarımız

Hangi Konularda Yazdık?

Kim Ne Yazdı?

Sayfalar

28 Aralık 2009 Pazartesi

İş-Güç mü? İş güç mü?

Çalışmak ya da çalışmamak!
İşte bütün mesele bu...
Evden çıkıp akşama kadar başka bir çatı altında terlemek, iş yükünü orda bırakıp eve koşmak, miniği özlemek, anneliği özlemek.. Yeniden para kazanmanın, dahası bir "iş" yapıyor olmanın keyfi ve tatmini..
Öte yandan 24 saatini bir yavruya endeksleyip yaşamak, zaman zaman bunalmak ama her anına tanıklık etme şansını yakalamak, akşama babaya "bunları bunları yaptı" diye rapor vermek, o sırada yanında olmayan baba için üzülmek...


4 aylık hamileydim en son çalıştığımda. Ayrıldım ve genelde evde, sokakta, yürüyüşte ve haliyle çok stressiz geçirdim hamileliğimi. Niyetim de Tuna'ya 3 yaşına kadar kendim bakmak. Bunu en önemli sebebi bitirdiğim ve pek fazla iş sahası olmayan "Gazetecilik" bölümü. Ulusal medyadan sonra yerel medyada çalışmayı aklımdan bile geçirmedim çünkü ulusalda bile yığınla sorun varken yerel medyanın acemiliklerine hiç tahammül edemezdim. Sonra dış ticaret eğitimi aldım ve ayakkabı&çanta sektöründe çalıştım. O da küçük aile şirketlerinin ailesel sorunlarını firmaya yansıtmaları, çokça kapris, metresini şirketin tepesine oturtan firma sahipleri, ortalama denecek kadar maaş ve kötü sosyal haklar yüzünden pek uzun sürmediği gibi kariyer açısından küçük adımlar bile atamadım.
Haliyle doğumdan sonra koşa koşa dönmek isteyeceğim bir kariyerim yoktu. Yine benzer işler bulup çalışabilirdim. Ama MAAŞ-{BAKICI PARASI+İŞTE GİYECEK DAHA İYİ GİYSİLER+DAHA SIK KUAFÖR ZİYARETLERİ+EVDE DAHA AZ YEMEK PİŞTİĞİ İÇİN DIŞARDA YEMEK+TEMİZLİKÇİ+VİCDAN AZABIM}= SIFIR denkleminden dolayı evde oturmayı tercih ettim.

Geri dönünce beni tatmin eden bir işim olsaydı durum değişir miydi bilemem. Bir cerrah olsaydım mesela, 5 çocuğum da olsa işe dönerdim sanırım.

"Mümkünse çocuk 3 yaşına gelene kadar anne çalışmasın" diyen uzmanlara katılmıyorum. Bazı anne-çocuk ilişkisini çok dip dibe yaşamak bozuyor bence. Kimi anne kısıtlı saatte daha iyi ilgilenir çocuğuyla. Kimi anne tüm gün evdedir ama bu iki tarafa da eziyet gibidir. Tek bir doğrunun olmadığı durumlardan biri işte.

Şimdi birkaç küçük hayalin peşinde Tuna'nın 3 yaşına gelmesini bekliyorum. Üniversitelerin yakınında öğrenci kafesi açmaktan, çocuk kitabı yazmaya uzanan küçük; ama yastığa başımı koyduğum zaman düşünmeden duramadığım hayaller.

5 yorum:

Hilal dedi ki...

Elbette herkesin doğrusu ve hikayesi farklıdır ama ben her yazıyı biraz da işi bırakmam için bana gereken gücü ve cesareti versin diye okuyorum. Ben de en az üç yıl beklemek istiyorum ama bakalım? Hayallerin çok güzel ayrıca. Çok sıcak, samimi hayaller, neden olmasın ki? Evde oturan bilinçli bir kadın, evde boş boş oturmuyor işte:)

28 Aralık 2009 18:28
Magissa dedi ki...

O kafeyi Antalya'da acsana. Ben de garson olurum, cay may demlerim.

29 Aralık 2009 15:24
ela selin dedi ki...

Sen durdugu yerde duramayan, ekmegini tastan cikaran bir kadin olarak cok farkli bir kariyeri basariyla sürdürüyorsun zaten Hülya. Gazetecilik isini sevmeissin, simdin Tuna sayesinde yeni ufuklar kesfediyorsun, ne mutlu sana...
Tüm hayallerinin gerceklesmesi dilegiyle.

29 Aralık 2009 22:19
hayal dedi ki...

Şimdi yani benim işe dönmem ve çalışmam doğru karar o zaman ne dersin? (Benim de bu gaza ihtiyacım var da :) )

30 Aralık 2009 23:20
Hülya'nın Tuna'sı dedi ki...

hilal
3 yıl bence eski kitaplardan kalma bir ezber ve her anne-bebek için genel-geçer bir kural değil. kimi bebek 18 aylıkken etkilenmez annenin işe gidişinden kimi 4 yaşında hala ağlar annenin ardından.
magissa
hazır antalyadayken yer bakayım ben en iyisi :)
özlem
gazetecilik işini sevdim de insanlarla uğraşmak çok zordu. bir de çok ağır çalışma şartları.. yazma "içgüdümü" burda tatmin ediyorum diyelim.
hayal
evet. cerrah derken aklımdan bir saniye de olsa geçtin. çok kutsal bir iş yapıyorsun ve evde durmaması gereken annelerdensin bence.

31 Aralık 2009 12:52