Nasıl Bir Dünya?

Yazarlarımız

Hangi Konularda Yazdık?

Kim Ne Yazdı?

Sayfalar

3 Şubat 2010 Çarşamba

ASLINDA...



             İnsan en çok kendini sever.Kendinden değdikçe bir şeylere bir şeyler, onları da sever...
Göğü sever, özgürlüğündendir.Denizi sever, hırçınlığındandır.Yağmuru ağlamasından sever.Kiminin sevdiği mevsimin başkalığı, kendindekinin başkalığıdır yalnız.Kimine güz, kimine bahar düşer..
Aynaya bakınca gördüğü müdür kendisi, sevdiğinin gözlerindeki mi?
Ya sevmediği?
Kendinden değil yanılgısından ibarettir.Oysa her tende bir kendilik saklıdır.Bilmedikçe uzaklaşır insan insandan.Ötekileşmek denilen şey, kendine benzer bir köşe yok sanmaktantır...
Vardır oysa...
Yoldaki çukura öfkelenmek olabilir ortak nokta , yıldızları seyretmeyi sevmek kadar...
Her insan bulabilir bir diğerinde,kendinden bir parça...
Ya kargalar?
Onların suçu mudur kuzgun olamamak?
Yavrusunu kuzgun saysa ne, kartal saysa ne!Yavrusudur ya onun o...
Aslında kargaya bunu söyleyen olsa olsa kuzgundur...Kendini beğenmesinden belli ki böyle demesi...Aslolan  “kargaya yavrusunun yavru görünmesidir”!.
Böyle görmeyen kargada da hata,kuzgunda da..
Erdem,insanın hakikatini kabullenmesinde değil midir?
Her anne çocuğunu çok sever.Herkesten...Herşeyden...
“Kendi”nden ve “kendisini verdiği en yakın öteki”nden bir parçadır o.
Her ikisinin toplamından , bölünerek ortaya çıkandır.
İyi olmayan,güzel olmayan baktığımızda değil,göremediğimizdedir...
Kendimizden olan her şeyde bir güzellik görme kabiliyetimiz yüksektir...
Başka birinde kötü duran bir tavır,bizimkine yakışabilecektir.
Bu hal, kiminde haddi aşar çok ileri gider (megalomani miydi?) , kiminde tam tersi gerçekleşir.(kompleks de denebilir)
“seninki?benimki?onunki?”
Yavru karga ve kuzguncukları, zihinlerimize pompalanan ideallere hapsetmek gibi bir tehlike ise yolun kıyısında bizi beklemektedir..
Çok yakışıklı olmalı oğlum.ve çok zeki.Hem spor yapmalı.Hem sanatçı olmalı..
Olsun tabi.En iyiyi hak ediyor hepsi...ama var ya hani o kelime ; “denge”!..
Bir reklam var bir de;
“dün Cambridge’den aradılar,hemen sonra Oxford’dan,..birine sabahçı,diğerine öğlenci gidecem.." trajikomik demi?Abartmamakta fayda var...
Sevgiler.



***Dipteki not :tamamen kendi içimde yürümelerimdir.Ne ispat ne ikna gayreti vardır...Yazılanların tümü hayalgücümün ürünü olabilir.
**Dipteki nota ilişik not : bu yazı burada biter ve ben çekip giderim.
*Kullanma kılavuzu : bu yazı fırındaki poğaçanın kokusu eşliğinde,saat gece 1’i geçe,şu şarkı eşliğinde yazılmıştır.Kesin sonuç almak için aynı şartlarda okunabilir.

Özet : “kişiye her işi âlâ görünür 
            kuzguna yavrusu ankâ görünür”
                                                    ŞİNASİ






7 yorum:

Deniz dedi ki...

Ellerine sağlık, ne güzel ifade etmişsin. Bu arada ne kadar hamaratsın sen, gece 1'de poğaça yapan anne:) Bi şöyle olamadım

3 Şubat 2010 17:50
Hülya'nın Tuna'sı dedi ki...

hepimiz kuzgunuz pankartına bittim :)

3 Şubat 2010 23:12
Hülya'nın Tuna'sı dedi ki...

ki o sloganın olur olmaz her yerde kullanılmasında son derece rahatsız olmama rağmen, pek beğendim...

3 Şubat 2010 23:13
sirâr dedi ki...

Denzicim benimki tembellikten canım.Hamuru yoğurunca mecbur kaldım pişirmeye,yoksa ertesi güne kalacaktı :))

Hülyacım, ben de:)

4 Şubat 2010 20:34
Girno dedi ki...

MÜKEMMEL, söyleyecek söz bulamıyorum.
dipteki notlar da esprili bakış açını özetlemiş. şahane olmuş buuuu :)

4 Şubat 2010 21:35
* YeLiZ * dedi ki...

pankart harika
Cok keyifli bir yazi olmus

6 Şubat 2010 17:42
sirâr dedi ki...

Girnocum,senin burda olman mükemmel olan bence :)

Yeliz çok teşekkür ederim,çok mutlu oluyorum yorumlanınca :)

7 Şubat 2010 14:12